Sıkıntı travmaları
kemaladiyaman:

bayankivircik:

baycumartesi:

cikisinicinden:

keskeaffedebilsen:

cikolatatadinda:

Çok yakın olmalısınız , diyebildiğim tek şey olmuştu.

Nedenini kestiremediğim, garip bir telaş içinde Dünya. -Eroinle Dans
Evet karar verdi,istemişti.

Akan bir nehrin içinde çakılı kalmış bir kayaymış gibi kıpırdamadan kaldırımda duran Jasper’in yanından insanlar geçerken, o gözlerini kapayıp dikkatle dinledi. -Olasılıksız

O kadar diplemeseydin rakıları istasyona kadar hayli hayli yeterdi…-TOL

Ancak Barsam’ın evladı Ermeni’dir ve Ermeni gibi yetiştirilmelidir. -Baba ve Piç

Andolsun ki Allah, müminlere kendilerinden, onlara kendi âyetlerini okuyan, onları arındıran ve onlara kitab ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. Oysa onlar, daha önce apaçık bir sapıklık içindeydiler. Al-i İmran-3:164 (syf 70)

kullandığım ilaçların,günleri tek tek saymayı gerektirmesi,bu yüzden sırayı şaşırmamak için takvimi işaretlemek zorunda oluşum pratik değil.
inci aral-içimden kuşlar göçüyor

kemaladiyaman:

bayankivircik:

baycumartesi:

cikisinicinden:

keskeaffedebilsen:

cikolatatadinda:

Çok yakın olmalısınız , diyebildiğim tek şey olmuştu.

Nedenini kestiremediğim, garip bir telaş içinde Dünya. -Eroinle Dans

Evet karar verdi,istemişti.

Akan bir nehrin içinde çakılı kalmış bir kayaymış gibi kıpırdamadan kaldırımda duran Jasper’in yanından insanlar geçerken, o gözlerini kapayıp dikkatle dinledi. -Olasılıksız

O kadar diplemeseydin rakıları istasyona kadar hayli hayli yeterdi…-TOL

Ancak Barsam’ın evladı Ermeni’dir ve Ermeni gibi yetiştirilmelidir. -Baba ve Piç

Andolsun ki Allah, müminlere kendilerinden, onlara kendi âyetlerini okuyan, onları arındıran ve onlara kitab ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. Oysa onlar, daha önce apaçık bir sapıklık içindeydiler. Al-i İmran-3:164 (syf 70)


kullandığım ilaçların,günleri tek tek saymayı gerektirmesi,bu yüzden sırayı şaşırmamak için takvimi işaretlemek zorunda oluşum pratik değil.

inci aral-içimden kuşlar göçüyor

‎”Birini gerçekten seviyorsan” diye binlerce cümle başlatmana gerek yok.Birini gerçekten seviyorsan,gerçekten sev.Götün başın ayrı oynamadan sev.Bi gün onu seviyorum,bi gün bunu seviyorum demeden sev.Mesela bütün eski sevgililerine ”ya ben hep seni sevdim” demeden sev birini…İhanet etmeden sev,yalan söylemeden sev.Git sev amına koduğum,git gerçekten sev…


interjeras:

Floating Beds
John Huff, the inventor of the Floating Bed thought, “What would the ideal bed look like, feel like, and what benefits would it provide?” What features would make everyone really LOVE their bed?

interjeras:

Floating Beds

John Huff, the inventor of the Floating Bed thought, “What would the ideal bed look like, feel like, and what benefits would it provide?” What features would make everyone really LOVE their bed?

youngwild-n-free:

I love leopard print. Can this be my room?

youngwild-n-free:

I love leopard print. Can this be my room?

otakuisawayoflife:

Dude, I wanna do this

otakuisawayoflife:

Dude, I wanna do this

aclikoyunlariserisi:

Mükemmel bir vuruş.Oyun Kuruculara dönüyorum. Birkaç tanesi beğeniyle kafalarını sallıyor ama büyük kısmının bakışları tam o anda açık büfeye dahil olan kızarmış domuza kilitli.
Birden, hayatımın pamuk ipliğine bağlı olduğu bu ortamda bana dikkat etme inceliğini bile göstermedikleri için sinirleniyorum. Ölü bir domuzun, benden rol çalıyor olması kanıma dokunuyor. Kalbim deli gibi çarpmaya, yüzüm alev alev yanmaya başlıyor.Hiç düşünmeden,sırtımdaki kılıftan bir ok çekip, doğruca Oyun Kurucuların masasına nişan alıyorum İnsanlar geriye doğru kaçarlarken, birkaç kişinin korku içinde çığlık attığını duyuyorum.Ok, domuzun ağzına yerleştiriltrıiş olan elmayı da önüne katıp, arkadaki duvara saplanıyor,gayret dolu gözler bana çevriliyor.
“Dikkate aldığınız için teşekkürler,” diyorum. Sonra hafifçe eğiliyorum ve çekilme iznimi beklemeden salondan çıkıyorum.

Açlık Oyunları Serisi TR
  

aclikoyunlariserisi:

Mükemmel bir vuruş.Oyun Kuruculara dönüyorum. Birkaç tanesi beğeniyle kafalarını sallıyor ama büyük kısmının bakışları tam o anda açık büfeye dahil olan kızarmış domuza kilitli.

Birden, hayatımın pamuk ipliğine bağlı olduğu bu ortamda bana dikkat etme inceliğini bile göstermedikleri için sinirleniyorum. Ölü bir domuzun, benden rol çalıyor olması kanıma dokunuyor. Kalbim deli gibi çarpmaya, yüzüm alev alev yanmaya başlıyor.Hiç düşünmeden,sırtımdaki kılıftan bir ok çekip, doğruca Oyun Kurucuların masasına nişan alıyorum İnsanlar geriye doğru kaçarlarken, birkaç kişinin korku içinde çığlık attığını duyuyorum.Ok, domuzun ağzına yerleştiriltrıiş olan elmayı da önüne katıp, arkadaki duvara saplanıyor,gayret dolu gözler bana çevriliyor.

“Dikkate aldığınız için teşekkürler,” diyorum. Sonra hafifçe eğiliyorum ve çekilme iznimi beklemeden salondan çıkıyorum.

Açlık Oyunları Serisi TR

 

stlovelybitch:

Açlık Oyunları başlasın.
Show them what you can do!
Tabi ki de her kitap uyarlaması olan film gibi çok tuttuğunu söyleyebilirim. Harry Potter, Twilight çılgınlığına yeni bir seriyi daha koyduk hep beraber.
Harry Potter’la çok farklı yerlerde, evet. Harry Potter’dan daha çok sevdiğimi söylemek zorundayım. Yani Harry Potter’da da isyan çıkmıştı ama hani halk yoktu pek. Açlık Oyunları’nda ise iyice diplere kadar iniyordunuz. Var olan sadece Peeta ve Katniss aşkı değildi.
Twilight’dan nefret ediyorum ama söyleyeceklerimin nefretimle ilgisi yok. Burnumla ağzım arasındaki ilişki bile Twilight’dan daha iyi bir aşk hikayesi olduğuna göre kolaylıkla Peeta ve Katniss’in hikayesi de öyle diyebiliriz. Gerçi Katniss kitaplarda ve filmde de gördüğümüz gibi duygu öküzü ama olsun. Bella malı gibi olmasından iyidir.
Çekime gelelim. Yani sinema okumadım ya da usta değilim ama izlediğim filmlere bakarak az çok bir şeyler söyleyebilirim. Hani çekim, durumla uyum içerisinde gitmiş gibi. Anlatabildim mi bilmiyorum da öyle işte.
Oyunculuklarda tek bir kusur göremedim abi. Katniss’e bir şey demiyorum zaten. Peeta (Josh) da çok eleştiri alsa bile gayet rolle gitmiş. Aşık oldum sanırım adama. Normalde Gale’i seviyordum ama film değiştirdi bunu. Bu arada Effie ve Haymitch… Oha demek istiyorum. Harika hani. Cinna’yı da geçmemek lazım.
Filmin en can alıcı noktası ise Rue’nun ölümüydü bence. Herkes ağladım falan dedi ama ben ağlamadım lan bende sorun mu var? Cidden güzel bir sahneydi. İsyan çıkması, Capitol’ün mıntıkadaki yerlerinin indirilmesi falan. Sonra Katniss’in o işareti yapması. Bu kadar güzel olacağını düşünmemiştim ama yanımda oturan kızlar da ellerini öyle kaldırınca sahneyi bok etti mallar. 
Bir de intihar edecekleri sahne… Kitapta heyecandan paragraf atlaya atlaya okuduğum için bir türlü anlayamamıştım ama filmi izleyince her şey yerine oturdu. Tabi kazandıkları ilan edildiğinde izleyenlerden birisinin “O ye.” demesiyle bu sahne de bok edildi. 
Cato’nun ayrı bir paragrafı hak ettiğini düşünüyorum. İnsanlığa dönüşü gibi bir olay oldu sonda. Çok yakışıklı, bunu söylemem lazım. Cidden karakterin replikleri, her şeyi harika olmuş. Capitol onu insanlıktan çıkarmış ve bunu fark ettiğinde film tamamen yön değiştiriyor bence.
Kostümler de çok iyiydi. Zaten kitapları önceden bilmeye seyirciler için film daha çok bu yönüyle ortaya çıkarılmıştı ki gerçekten bu yönüyle ortaya çıkmayı hak etmiş. 
Filmin ikinci yarısının ilk yarısı Peeta’ya diğerleriyle ittifak kurduğu için küfretmekle, diğer yarısı da Katniss’e Peeta’yı gerçekten sevmediği için küfretmekle geçti. Yine de güzeldi. 
Bahsetmediğim kesin çok şey vardır ama hatırlayamıyorum şu anda. Zaten benim için önemli olan filmden çıkınca araba çarpmış gibi hissetmem ve gayette hissettim bunu. Ancak müziklerde bir sorun vardı, hani yok gibiydi. Bilemiyorum… Sadece röportaj kısmında ilgimi çekti müzikleri. Bir de Katniss’in şarkısı ve okçuluğu daha önce çıkmalıydı sanki.
Puan vereceksem onda dokuz verirdim. Mutlaka izleyin derim ama öküz gibi izlenmeyi hak edecek bir film değil. Anlayarak izleyin.
She came here with me. Tamam, belki daha genel bir fotoğraf kullanmalıydım ama cidden pek bir iyiler birlikte.

stlovelybitch:

Açlık Oyunları başlasın.

Show them what you can do!

Tabi ki de her kitap uyarlaması olan film gibi çok tuttuğunu söyleyebilirim. Harry Potter, Twilight çılgınlığına yeni bir seriyi daha koyduk hep beraber.

Harry Potter’la çok farklı yerlerde, evet. Harry Potter’dan daha çok sevdiğimi söylemek zorundayım. Yani Harry Potter’da da isyan çıkmıştı ama hani halk yoktu pek. Açlık Oyunları’nda ise iyice diplere kadar iniyordunuz. Var olan sadece Peeta ve Katniss aşkı değildi.

Twilight’dan nefret ediyorum ama söyleyeceklerimin nefretimle ilgisi yok. Burnumla ağzım arasındaki ilişki bile Twilight’dan daha iyi bir aşk hikayesi olduğuna göre kolaylıkla Peeta ve Katniss’in hikayesi de öyle diyebiliriz. Gerçi Katniss kitaplarda ve filmde de gördüğümüz gibi duygu öküzü ama olsun. Bella malı gibi olmasından iyidir.

Çekime gelelim. Yani sinema okumadım ya da usta değilim ama izlediğim filmlere bakarak az çok bir şeyler söyleyebilirim. Hani çekim, durumla uyum içerisinde gitmiş gibi. Anlatabildim mi bilmiyorum da öyle işte.

Oyunculuklarda tek bir kusur göremedim abi. Katniss’e bir şey demiyorum zaten. Peeta (Josh) da çok eleştiri alsa bile gayet rolle gitmiş. Aşık oldum sanırım adama. Normalde Gale’i seviyordum ama film değiştirdi bunu. Bu arada Effie ve Haymitch… Oha demek istiyorum. Harika hani. Cinna’yı da geçmemek lazım.

Filmin en can alıcı noktası ise Rue’nun ölümüydü bence. Herkes ağladım falan dedi ama ben ağlamadım lan bende sorun mu var? Cidden güzel bir sahneydi. İsyan çıkması, Capitol’ün mıntıkadaki yerlerinin indirilmesi falan. Sonra Katniss’in o işareti yapması. Bu kadar güzel olacağını düşünmemiştim ama yanımda oturan kızlar da ellerini öyle kaldırınca sahneyi bok etti mallar. 

Bir de intihar edecekleri sahne… Kitapta heyecandan paragraf atlaya atlaya okuduğum için bir türlü anlayamamıştım ama filmi izleyince her şey yerine oturdu. Tabi kazandıkları ilan edildiğinde izleyenlerden birisinin “O ye.” demesiyle bu sahne de bok edildi.

Cato’nun ayrı bir paragrafı hak ettiğini düşünüyorum. İnsanlığa dönüşü gibi bir olay oldu sonda. Çok yakışıklı, bunu söylemem lazım. Cidden karakterin replikleri, her şeyi harika olmuş. Capitol onu insanlıktan çıkarmış ve bunu fark ettiğinde film tamamen yön değiştiriyor bence.

Kostümler de çok iyiydi. Zaten kitapları önceden bilmeye seyirciler için film daha çok bu yönüyle ortaya çıkarılmıştı ki gerçekten bu yönüyle ortaya çıkmayı hak etmiş.

Filmin ikinci yarısının ilk yarısı Peeta’ya diğerleriyle ittifak kurduğu için küfretmekle, diğer yarısı da Katniss’e Peeta’yı gerçekten sevmediği için küfretmekle geçti. Yine de güzeldi.

Bahsetmediğim kesin çok şey vardır ama hatırlayamıyorum şu anda. Zaten benim için önemli olan filmden çıkınca araba çarpmış gibi hissetmem ve gayette hissettim bunu. Ancak müziklerde bir sorun vardı, hani yok gibiydi. Bilemiyorum… Sadece röportaj kısmında ilgimi çekti müzikleri. Bir de Katniss’in şarkısı ve okçuluğu daha önce çıkmalıydı sanki.

Puan vereceksem onda dokuz verirdim. Mutlaka izleyin derim ama öküz gibi izlenmeyi hak edecek bir film değil. Anlayarak izleyin.

She came here with me. Tamam, belki daha genel bir fotoğraf kullanmalıydım ama cidden pek bir iyiler birlikte.